MİTHAT YURDAKUL / Ankara – Türkiye’de doğal gazı en fazla Hakkari ve Erzurum, en az ise Adana ve Osmaniye’nin tükettiğini anlatan Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği (TAYED) Başkanı Ali Rıza Öner, “Bu sebeple her il için ayrı bir kademe belirleyerek vatandaşları mağdur etmemeyi ve soğuk-sıcak iklime sahip illerin ayrımını yapmayı hedefliyor” dedi.
En çok tüketen iller
Hanelerde doğal gazın önemli bir kısmının ısınmak amacıyla kullanıldığını ve bunun da soğuk iklime sahip illerde bir dezavantaj yarattığını anlatan Öner, “Bakanlık bu sebeple her il için ayrı bir kademe belirleyerek vatandaşları mağdur etmemeyi ve soğuk-sıcak iklime sahip illerin ayrımını yapmayı hedefliyor. Son açıklanan 2023 verilerine bakıldığında hane başı ortalama tüketimin en yüksek olduğu il 1401 metreküp ile Hakkari olurken, bunu sırasıyla 1348 ile Erzurum, 1317 ile Ardahan, 1311 ile Muş ve 1224 metreküp ile Ağrı izledi. En az tüketim ise sırasıyla 521 metreküp ile Adana, 527 ile Osmaniye, 531 ile Mersin ve 566 metreküp ile Antalya’da gerçekleşti. İstanbul’da ise haneler bir yılda ortalama 869, Ankara’da 1067, İzmir’de 736 metreküp gaz tüketti. Bakanlık tüm bu verileri dikkate alarak her il için ortalama tüketim belirleyerek bu tüketimin altında kalanları desteklemeye devam ederken, üstünde kalanlara ise gerçek maliyetleri yansıtmaya başlayacak” dedi.
‘İklimsel sübvansiyon’
Elektrik, su ve doğal gaz gibi mevcut faturalandırma sistemlerinin vatandaşların farklı sosyo-ekonomik ve coğrafi koşullarının dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini belirten Öner, “Örneğin Erzurum, Kars ve Ardahan gibi uzun ve sert kış koşullarının hâkim olduğu illerde doğal gaz tüketimi ısınma amacıyla gerçekleşmekte, vatandaşlar, yılın büyük bölümünde yüksek doğalgaz faturaları ödemek durumunda kalmaktadır. İklimsel koşullar doğrultusunda, bu illerde indirimli tarifeler veya devlet destekli sübvansiyon modelleri artırılmalıdır” dedi.
Sıcak iklimde klima kullanımı
TAYED Başkanı Ali Rıza Öner, elektrikte uygulanan kademeli tarifeye ilişkin ise “Elektrik aboneliklerinde belirlenen tüketim sınırları, bireylerin yaşadıkları bölgelere ve iklim koşullarına göre yeniden yapılandırılmalıdır. Örneğin Adana, Antalya ve Mersin gibi sıcak iklim bölgelerinde klima kullanımı yaz aylarında insani bir ihtiyaç hâline gelmektedir. Buna karşılık, İç Anadolu veya Marmara bölgelerinde yaz aylarında benzer bir zorunluluk söz konusu değildir. Bu nedenle 5 bin kilovatsaatlik tüketim sınırları sıcak bölgelerde yetersiz kalmakta ve yüksek fatura yüküne neden olmaktadır. Bu durum, enerjiye erişimde adaletsizliğe yol açmaktadır” diye konuştu.